Quinta SI
← Tüm yazılar

On iki kişilik bir işletme yürütüyorsanız “SI” ne anlama gelir

Vaatleri duydunuz. E-postalarınızı yazan bir araç. Toplantılarınızı özetleyen bir araç. İşe yarıyorlar, ama hiçbiri işinizin işleyişini değiştirmedi; çünkü işiniz e-postalarla ve toplantılarla dönmüyor. Siparişlerle, işlerle, müşterilerle, stokla, faturalarla dönüyor; bir de bunların hepsinin tutulduğu o hesap tablosuyla.

Yapay zekâdan sonra SI gelir. Farkı söylemek kolay: yardımcı cevap verir, SI işi yapar. Ona tamir işleriniz için nasıl bir sistem kurulacağını sormazsınız. Tamir işi aldığınızı söylersiniz ve sistem ortaya çıkar.

Bir işletme aslında ne ister

On iki kişi çalıştıran hiç kimse sabah yazılım hayaliyle uyanmaz. İstediği, teknisyenin “sırada ne var” diye ofisi arayıp durmamasıdır. Müşterinin, yazıp sormadan işinin ne aşamada olduğunu görebilmesidir. Cuma günü hangi işlerden zarar edildiğini bilmektir.

Bunların hepsi özünde aynı istektir: işin bilgilerini tek bir yerde toplamak, herkese kendi payına düşeni göstermek ve sayılması gerekeni saymak. Yirmi yıl boyunca bu isteğin iki cevabı vardı. Ya sektörünüzdeki ortalama bir şirkete göre yapılmış bir ürünü alır, işinizi ona uydurursunuz. Ya da size özel olanını yapsın diye birine para verir, beklersiniz.

Ne değişiyor

Quinta SI'da işi tek bir cümleyle anlatırsınız: “Tamir işi alıyoruz, teknisyenlere dağıtıyoruz, stoktan yedek parça kullanıyoruz, sonunda da müşteriye faturasını kesiyoruz.” Sistem kurulur: tablolar, aralarındaki bağlantılar, çalışanlarınızın dolduracağı formlar ve her birinin kendi payına düşeni gördüğü bir portal.

Asıl önemli kısım bundan sonra gelir. Bakarsınız ve neyin yanlış olduğunu söylersiniz. “Bir işe iki teknisyen birden gidebiliyor.” “Müşteri fotoğrafları görsün ama maliyeti görmesin.” Her cümle sistemi değiştirir. Bir araç öğrenmiyorsunuz. Zaten her gün yaptığınız şeyi yapıyorsunuz: işinizi, söylediğinize göre hareket edecek birine anlatıyorsunuz.

Ne yapmaz

İşinizi sizden iyi bilmez. İşi kötü anlatırsanız, yanlış iş için derli toplu bir sistem elde edersiniz; ikinci cümlenin birinciden daha önemli olması bu yüzdendir. Kimin neyi görebileceğine sizin yerinize karar vermez; sorar. Ne yapmak üzere olduğunu size gösterip “evet” demenizi beklemeden de bir tabloyu, bir formu ya da kayıtlarınızı silmez.

Denemek kaça mal olur

Hiçbir şeye. Hesap, kart istenmeden, on dört gün boyunca ücretli bir planın kapasitesiyle başlar; sonrasında tek kişi için ücretsiz devam eder. Dürüst bir deneme bir saat sürer: işinizin gerçek bir parçasını anlatın, yirmi gerçek satır girin ve portalı onu kullanacak kişinin eline verin. Akşam olmadan cevabı öğrenmiş olursunuz.